Kral TV Müzik Ödülleri 17. kez sahiplerini buldu

Türkiye'nin ilk müzik kanalı olan Kral TV'nin bu yıl 17'ncisini düzenlediği Geleneksel Müzik Ödülleri Töreni, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katıldığı programa gelen sanatçılar, Haliç Kongre Merkezi'ne kırmızı halı üzerinde yürüyerek girdi. Programa katılmak için Haliç Kongre Merkezi'ne gelen Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk karşıladı.

En İyi Özgün Dizi Müziği
Öyle Bir Geçer Zaman ki

Altın Koza`nın en iyileri
Adana Büyükşehir belediyesi’nce bu yıl 16. düzenlenen Altın Koza film festivali görkemli bir törenle sona erdi.

Altın Koza
`nın en iyileri
Adana İzleyici Jürisi En İyi Film Ödülü: Momo Kız kardeşim(Atalay Taşdiken),
En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: Özgür Eken`Süt` ve `Pus` filmi ile Ercan Özkan
En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü: Serdar Yılmaz(Gölgesizler)
En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü: Tülin Özen(Vicdan)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü: Mustafa Uzunyılmaz ve Osman Sonat
En İyi Senaryo Ödülü: Pelin Esmer (11`e 10 Kala )
En İyi Müzik Ödülü: Nail Yurtsever (Dilber`in Sekiz Günü)


Film müziği ve daha fazlası

Müzik ve sinemanın yakın ilişkisinden hoşnut olanlar Amerikalı besteci Aaron Copland’in şu sözünü kulaklarına küpe etmişlerdir: “Film müziği sinema perdesinin arkasına yerleştirilmiş bir fırına benzer. Filmin sıcaklığı oradan gelir.”
Copland’in haklılığına arka çıkmak için ise çok gerilere gitmek yerine Pedro Almodovar’ın 2002 tarihli ‘Hable Con Ella’ (Konuş Onunla) filmini anımsamak bana yeterli geliyor. Tabii bunun ‘Doktor Jivago’su var, ‘Love Story’si var, ‘Shine’ı, ‘Star Wars’ı, ‘Eşkıya’sı, ‘Neredesin Firuze’si derken örneklemenin ucu bucağı yok. Çünkü sette rolüne hazırlanan oyuncuların, canlı çalınan piyano parçalarıyla havaya sokulduğu sessiz film dönemlerinden bu yana sinema ve müzik birbirini sırtlıyor ve film müziği kavramı her iki sanat için de gün geçtikçe genişleyen ve karmaşıklaşan bir yan dal haline dönüşüyor. O yüzden ‘skor’, ‘soundtrack’, ‘dip müzik’ gibi terimlerin tarihine ve boyumu aşan teknik detaylarına girmek yerine bu anlamda çok taze ve işlevsel iki örneğe değinmek istiyorum.
Sözünü ettiğim müzikler, çalışkan sinemamızın çalışkan isimlerinden Cemal Şan’ın iki hafta arayla gösterime giren filmleri ‘Sonsuz’ ve ‘Acı’ya ait. Her iki filmin Engin Arslan, Nail Yurtsever ve Cem Tuncer tarafından hazırlanmış orijinal müziklerinin albümleri ENC Müzik etiketiyle geçen haftalarda yayınlandı. Böylelikle de sahiplerinin isimlerinin baş harflerinden adını alan nurtopu gibi bir firmamız daha oldu. Ad koyma kısmı bir yana ENC’nin ta kendisi olan Engin Arslan, Nail Yurtsever ve Cem Tuncer zaten 1996’dan beri birlikte çalışıyor. Üçlünün Cemal Şan’la bir araya gelişi ise yönetmenin ‘Aşk Üçlemesi’nin son iki filmi olan ‘Dilber’in 8 Günü’ ve ‘Ali’nin 8 Günü’ne rastlıyor. 2009’un İstanbul, Ankara, Altın Koza, Bursa ve Erzurum film festivallerinde ‘en iyi müzik ödülleri’nin tümünü toplayan bu üçlünün ayrı müzik disiplinlerindeki hakimiyeti ve bestecilik yönünden çeşitliliği en büyük avantajları olarak görülüyor. Bir araya geldiklerinde tek kişi gibi hareket edebiliyor olmaları da cabası.Devamı
Engin Arslan tambul ve bağlama çalıyor. Nail Yurtsever içindeki Doğu’yu piyanoyla yorumluyor. Cem Tuncer ise caz gitarist.
 
 
 
   

Nail Yurtsever Yine Ödüllendi

Başrollerinde, Bursa ve Erzurum Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Nesrin Cavadzade ve "Sürü" filminden tanıdığımız Erol Demiröz'ün yer aldığı "Acı" filmi, Ukrayna'da yapılan STEPS International Rights Film Festivali'nde "En İyi Senaryo" ve "En İyi Müzik" ödüllerine layık görüldü.

Senaryosu Cemal Şan'a ait.Bu zamana kadar birçok film ve diziye müzik yapan ve adından sıkça söz ettiren Yurtsever, Engin Aslan ve Cem Tuncer'le birlikte filmin müziklerini yaptı.Filmde, özgürlükleri savunan genç kız Nesrin ile aileyi savunan dede Hıdır'ın hikayesi, hoşgörü-kültürel fark-tahammül-kimlik ve insani değerler gibi temalar çerçevesinde işleniyor.

"Acı", Ocak ayında Tahran'da yapılacak olan Fajr Film Festivalinde de Türkiye adına yarışacak.
  23-12-09.Alıntı

Nail Yurtsever Durmak Bilmiyor!

Dizilerin hikayelerinin, başrol oyuncularının yanısıra müziklerinin de iddialı olduğu günümüzde Nail Yurtsever'in yeri tartışılamaz. Ihlamurlar Altında ve Asi gibi dizilerin efsanevi müziklerinin yaratıcısı Yurtsever, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Yurtsever, 20. Ankara Uluslararası Film Festivali Ulusal Uzun Film Yarışması, En İyi Özgün Müzik dalında "Dilberin Sekiz Günü" ve Cemal San'ın yeni filmi "Acı" nın film müziklerini Engin Arslan ve Cem Tuncer ile birilkte hazırlıyor.

Yayınlandığı günden itibaren büyük bir kitle tarafından izlenen Asi dizisinin tüm müzikleri yine Nail Yurtsever tarafından albümleştirilip, bu ay içinde piyasaya sürülecek.
08-04-09.Alıntı

Hurriyet.com.tr , 27/05/2006

“Ihlamurlar Altında, Kanal D’de sezon başından beri, cuma akşamları yayınlanan bir dizi. Dizinin jenerik müziği öyle ilgi gördü ki, kısa sürede hem bilgisayarlara hem de cep telefonlarına en çok indirilen ezgi oldu. Müziğin bu kadar sevilmesi Sibel Can, Özcan Deniz ve Muazzez Ersoy gibi isimleri de bu müziğe söz yazıp kendi albümlerinde söylemek üzere harekete geçirdi."Devamı

   

Cumhuriyet , 20/02/2006

“Nail Yurtsever'in 20 eserinin bulunduğu albümde, Aynur Doğan'ın seslendirdiği Gelin Türküsü... "
   

Radikal , 12/02/2006

“...Nail Yurtsever tarafından bestelenen müzikleri Kalan Müzik etiketiyleçıktı.."

   

Vatan Gazetesi , 02/02/2006

“Ihlamurlar Altında'nın albümü piyasada”
   

Esmer Dergisi , 19/01/2006

“Müziğimle ilgilensinler”

Agire Jiyan üyesi Nail Yurtsever, reytingi gittikçe yükselen “Ihlamurlar Altında” adlı dizinin müziğinin altında imzası olduğu için televizyon ve basının ilgi odağı olmuş. Başka müzisyenlerle karşılaştırılmaktan pek hoşnut olmadığını dile getiren Yurtsever, “Müziğimin konuşulmasını tercih ederim” diyor. Bu arada sanatçının üzerinde çalıştığı yeni Agire Jiyan albümünün Ocak ayında çıkacağını müjdeleriz.

   

Milliyet Gazetesi, 5/11/2005

Kanal D'nin yeni dizisinin öyküsü kadar müzikleri de sevildi. Besteci Nail Yurtsever, "Dizinin müziklerini yapmam tam üç ayımı aldı" dedi...

   

Milliyet Gazetesi, 19/11/2005

...Aylarca uğraştı ve 'Biz çok güzel bir şey yapacağız, lütfen bekleyin' dedi'...

 

 

   


Sabah.com.tr, 23/05/2004

Mem û Zin destanı Dans Tiyatrosu olarak sahnede

Türkiye'de çevrilen ilk Kürt filmi olma özelliğini taşıyan ünlü Kürt destanı Mem û Zin', Mezopotamya Kültür Merkezi Halk Dansları Topluluğu tarafından dans tiyatrosu olarak sahneye taşındı. Yönetmen Apo Kaya, "Bu dans tiyatrosu, bir çeşit rönesans kabul edilebilir" diye konuşuyor..

Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde yapılan düzenlemeler ilk meyvelerini vermeye başladı. Kürtçe CD ve kasetler raflarda yerlerini alırken, Kürtçe tiyatro ve dans gösterileri de seyircisiyle buluşmaya başlıyor. Kürt destanı 'Mem Zin' dans tiyatrosu, bu anlamda ilklerden biri.

MODERN DANS BİR İLK
'Mem Zin', Kürt ozanı Ahmede Xani'nin 1651'de 14 yaşındayken yazmaya başladığı, 44 yaşında tamamladığı bir destan. Mezopotamya Kültür Merkezi Halk Dansları Topluluğu'nun bu çalışması, modern dansı Kürt kültürüne uygulayan ilk çalışma. Şiir ve şarkıların Kürtçe olarak sunulacağı gösteride konu, modern dans ile halk dansları sentezinden oluşan beden diliyle anlatılacak.

Dans tiyatrosu, tekstil işçisinden sekretere, otoparkçıdan serbest meslek sahibine kadar değişik meslek gruplarından gönüllüler tarafından sunulacak. Oyun ilk olarak dün Muammer Karaca Tiyatrosu'nda sahneye konuldu. Mezopotamya Kültür Merkezi Halk Dansları Topluluğu, şimdi 30 Mayıs'ta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek olan festivalde sahne almaya hazırlanıyor.

BU BİR MÜZİKAL DEĞİL
Yönetmenliğini Apo Kaya'nın üstlendiği dans tiyatrosunun müzikleri MKM'li müzisyenler Nail Yurtsever ve Ahmet Tabar imzasını taşıyor. Dekor ve kostüm düzenlemesini ise Yeşim Coşkun üstlenmiş. Mem'i canlandıran Serhat Kural ve Zin'i canlandıran Nilüfer Ercan daha önce modern dans eğitimi almış. Kötülüğü simgeleyen Beko'yu canlandıran Hasan Çancın'ın da tiyatro birikimine rağmen dans deneyimi yok. Yaptıklarının bir müzikal olmadığını kaydeden Apo Kaya, "Dans tiyatrosu, Türkiye'de çok bilinmiyor. Müzikalde, oyuncular şarkılar söyleyip, dans eder. Dans tiyatrosundaysa şarkı ve şiirler efektten söylenip, konu beden diliyle anlatılır. Burada şiirler ve şarkılar Kürtçe olacak. Sahnede modern ve halk dansları sentezinden oluşan bir sunum gerçekleşiyor. Özellikle de Kürt folk danslarından yararlanıyoruz" diye konuştu.

Kaya, Halk Dansları Birimi'nin kendisine farklı bir projeyle geldiğini belirterek, "Herhangi bir oyun yerine, bir destan olsun dedim. En fazla bilinen Kürt destanı olduğundan 'Mem Zin'i sahnelemeye karar verdik" dedi. 1991 yılında Ümit Elçi'nin yönetmenliğinde beyazperdeye aktarılan ünlü Kürt destanı, aynı zamanda Türkiye'de çekilen ilk Kürtçe film olma özelliğine sahip. Destanın daha önce beyazperdeye yansımasının kendileri için bir dezavantaj olacağını belirten Kaya, "Bizim yorumumuz sinemadan farklı olacak. Destanda Beko'nun Zin'e verdiği zehiri Mem'in içmesi, Siti'nin doğum yapması ve filmde kullanılan keklik bizim oyunumuzda yer almıyor" diye konuştu.

Salim YAVAŞOĞLU/ MERKEZ

   
 
 

Nail Yurtsever Tüm Hakları Saklıdır.

Design Musa Soytürk | 2017